Nisan 2007

Sütçü İnekleri Besleme Programlarında Lifin (Selüloz) Rolü

Lindell Whitelock
Teknik Danışman
World Wire Sires
Visalia, Kaliforniya, ABD

Lindell Whitelock, World Wire Sires’ta teknik danışmanıdır ve dünyanın dört bir yanından 70’in üzerinde ülkede süt sığırı çiftçileriyle çalışmıştır. Geçtiğimiz 3 yıl içinde, Türkiye’deki süt sığırı çiftçileriyle çalışmak için, ülkeye Ege Vet tarafından sağlanan temaslar yoluyla gelmiştir.

Sütçü ineğin potansiyelini maksimize etmek için en önemli zorluk, ona ihtiyacı olan besinleri sağlayabilmektir. Yolculuklarımda gözlemlediğim pek çok inek, genetik olarak üretebildikleri miktardaki sütü sağlayabilmek ve maksimum üreme (reprodiksiyon) etkinliğine ulaşabilmek için gerekli olan besin maddelerini alamamaktaydılar.

Yemleme programlarındaki problem, proteinin ya da enerjinin seviyesinden çok, ineklerin günlük besinindeki mevcut lifin miktarıdır. Lif, besleme programının en çok yanlış anlaşılan parçasıdır. İnek çok fazla lif aldığında alması gereken yeterli protein ve enerjiyi tüketemez. Çok az lif de yine aynı şekilde maksimum üretimi temin edebilmesi için gerekli yem miktarını tüketememesine neden olacaktır. Başarılı bir besleme programı, yüksek kaliteli lif üzerine kurulmalıdır.

Besleme programındaki lif maddesi satın alınamaz ve bu madde yalnızca çiftçinin kontrolündedir. Besleme programındaki lif maddesi rasyondaki kaba yemlerden (saman ve silaj) tedarik edilir. Yemlerdeki lif seviyesi, bir faktör tarafından belirlenir. Bu faktör, kaba yemin hasat edildiği zamandır. Geç hasatlama, hektar başına daha büyük miktarda kuru maddeyle sonuçlanır, fakat aynı zamanda daha yüksek seviyelerde lif sağlar. Yemde daha yüksek seviyelerde lif, yemdeki protein ve enerji seviyesini azaltır.

Tane ve konsantre yemler de lif içerir, fakat tanelerdeki lif etkili değildir dolayısıyla rasyondaki lif seviyesi kaba yem tarafından belirlenir.

Lif, hem inek hem de rumen (işkembe) fonksiyonları için elzemdir. Ayrıca, rumende üretilen asitin etkilerinin azalmasını sağlamak için tampon görevi görür.

Lif nedir? Yem maddesinin lif bileşeni, bitkideki lignin, selüloz ve hemi selülozdur. Lif seviyesi, 3 şekilde ifade edilir; (ADF/ Acid Detergent Fiber) Asit Deterjant Selüloz, (NDF/ Neutral Detergent Fiber) Nötral Deterjant Selüloz ve Lignin. Bazı durumlarda, Ham Selüloz da ifade edilir, fakat besindeki lif miktarının hatalı bir ölçümüdür. Ham Selüloz tesbiti doğru sonuç vermez, çünkü test süreci boyunca ADF ve NDF’nin bir porsiyonu kaybolmaktadır. Doğru ölçümler sadece ADF ve NDF’dir.

ADF, besindeki selüloz ve lignin miktarını gösterir. Bu bileşenler yüksek derecede sindirilmez yapıdadır. Ancak rumen fonksiyonu için geçerlidir. Besindeki ADF seviyesi yükseldikçe, rumene kullanılamayan daha fazla miktarda yem konmuş olur. Rasyondaki doğru ADF miktarı %16- %19’dur. Bunların çoğu rasyondaki kaba yemlerden gelir.

Hemi selüloz, selüloz ve lif dahil olmak üzere NDF, bitkideki tüm lifi temsil eder. NDF, inek “doymuş” ve daha fazla yiyemeyeceğini hissetmeden önce ne kadar yiyebileceğinin göstergesidir. Rasyondaki doğru NDF miktarı %27- %30’dur. Ayrıca, NDF’nin %75’inin rasyondaki kaba yemlerden elde edilmesi tavsiye edilir. Yüksek seviyelerdeki NDF, yem tüketiminin önüne geçer ve bu da protein ve enerji eksikliğiyle sonuçlanır. Çok fazla NDF, tüketimi azaltır çünkü rumendeki fermantasyonla meydana gelen asiti dengelemek için üretilen tamponlar yetersiz kalır. Çok fazla ve çok az lif her iki durumda da ineklerin yemden uzaklaşmasına neden olur ve bunun da ineğin verimini ve performansını azalttığı özellikle akılda tutulmalıdır.

İneğin ne kadar kaba yemle beslenmesi gerektiğini belirlemek için ilk adım, kaba yemleri test etmektir. Kaba yemin NDF seviyesi bilindiğinde, ne kadar yem verilmesi gerektiğini görmek için bir hesaplama yapılabilir.

Varsayalım yüksek süt üretimi (40) kg olan ve 600 kg ağırlığında bir ineğiniz var. İnek, laktasyon başında ve vücut ağırlığının yaklaşık %4’ü kadar kuru yem tüketiyor olmalıdır. Bu da ineğin 24 kg kuru yem tüketmesi gerektiğini ifade eder. Ayrıca, günde 6.5 – 7.2 kg NDF tüketmesi gerekir. NDF’nin %75’lik kısmının kaba yemlerden geleceğinden bu miktar 4.8 – 5.4 kg’dır. Eğer %40’lık bir NDF seviyesine sahip yüksek kaliteli yoncamız varsa, ineğin günde maksimum 12-13 kg kuru yonca yemesi beklenir. Eğer kaba yem %50 NDF içermekte olsaydı, bu durumda tüketim 9.5-11 kg’lık kuru kaba yeme düşecekti.

Daha fazla kaba yemle beslemek sadece, kaba yemlerin reddedilmesi ve daha fazla asidoz olasılığıyla sonuçlanacaktır.

Lifin partikül boyutu ve yapısı da ayrıca önemlidir. İneğe verilen rasyon yeterli NDF’ye sahip olabilir, fakat eğer lif fazla uzunsa ya da yapı eksikliği varsa, NDF etkili olamaz ve rumen problemleri sürüde çoklukla görülebilir. Bu ayrıca daha düşük süt verimi, vücut kondisyonu kaybı ve ineklerin tekrar döl tutması zorluğuyla sonuçlanır. Doğru partikül boyutu, yemlerde parça testi yaparak belirlenebilir. Rasyon ineğe verildiğinde, 2.5 cm’den daha uzun parçalar halindeki kaba yem, %8’den fazla olmamalıdır.

Kaba yem parçaları sert olmalı ve yemliğin içinde yer aldığında yapı eksikliği bulunmamalıdır. Eğer yem parçalarında yapı eksikliği olursa, lif etkili olmaz.

Eğer kaba yem, besleme programında problem olursa bunu nasıl saptayabilirim?

Cevap, inekleri ve yemliği okumaktır. Yem dağıtıldığında ineklerin nasıl agresif olduğuna bakın. Eğer yemlikte çok büyük miktarda kaba yem kaldıysa, bu kaba yemin kalitesinde bir problem ya da ineklerde asidoz olduğunu gösterir. İnekler dinlendiklerinde en azından %50’si geviş getiriyor olmalıdır. İnekleri sayın ve kaç tanesinin geviş getirdiğine bakın. Geviş getirmedeki eksiklik, tüketilen lifte eksiklik var anlamana gelir ve bu da inek tarafından daha az tampon üretmesiyle sonuçlanır. Yemliğe yakından bakın ve eğer yemde “delikler” bulursanız inekler yemi seçiyordur anlamına gelir. Bu da kaba yemle ilgili bir problem olduğunu gösterir.

Yüksek genetik potansiyelli inekler, süt üretmek ve üremek için doğru besinlere gereksinim duyarlar. Eğer inekler ihtiyaçları olan besinleri alamazsa, kilo kaybeder ve beklenen seviyede süt üretemezler. İyi bir beslenme programının temeli, iyi kaba yemlerle başlamaktır. Kaba yemin kalitesi tamamen çiftçinin kontrolündedir. Yüksek kaliteli kaba yemler, iyi kültürel uygulamaların (gübreleme ve yabani ot kontrolü); zamanında ve doğru hasatın; ve kaba yemin doğru şekilde muhafaza edilmesinin sonucudur.

Yüksek kaliteli kaba yemler ve doğru miktarlarda besleme, daha verimli ve kazanç sağlayan ineklere sahip olmamızı sağlar.